DEVA Partisi
Giriş Tarihi : 13-10-2020 17:56   Güncelleme : 13-10-2020 17:56

Bu iddia ortalığı karıştıracak... DEVA Partisi: Türkiye'de gerçek işsizlik oranı yüzde 31

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakcı, "İstihdam içinde gözüken ancak işbaşında olmayanlar eklendiğinde ülkemizdeki geniş işsiz ve atıl işgücü sayısı 11 milyon 92 bin kişiye, oranı ise yüzde 31'e ulaşmaktadır" düşüncesini dile getirdi.

Bu iddia ortalığı karıştıracak... DEVA Partisi: Türkiye'de gerçek işsizlik oranı yüzde 31

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2020 yılı temmuz ayı işsizlik verilerini değerlendiren Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) Ekonomi ve Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakcı, Türkiye'de her üç kişiden birinin işsiz ya da atıl durumda olduğunu öne sürdü.

Geniş Tanımlı İşsizlik Oranı

Temmuz dönemi itibariyle çalışmaya hazır durumda olmasına rağmen iş aramaktan vazgeçen 4 milyon 201 bin kişinin TÜİK tarafından yayımlanan göstergelerde işsiz olarak sayılmadığı belirten Çanakcı, "Bu kişileri ve mevsimlik işçileri mevcut işsiz sayısına ekleyerek hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyon 518 bin kişi, "Geniş Tanımlı İşsizlik Oranı" ise yüzde 23,8'dir" ifadelerini kullandı.

"İşsiz ve atıl işgücü sayısı 11 milyon 92 bin kişi"

Çanakcı, "Üstelik istihdam içinde gözüken ancak işbaşında olmayanlar eklendiğinde ülkemizdeki geniş işsiz ve atıl işgücü sayısı 11 milyon 92 bin kişiye, oranı ise yüzde 31,0'e ulaşmaktadır. Diğer bir ifadeyle, her üç kişiden biri işsiz ya da atıl durumdadır" değerlendirmesinde bulundu.

Genç nüfus istihdam oranının düştüğünü ve mevsimsel etkilerden arındırılmış genç işsizlik oranının hala çok yüksek seviyede seyretmeye devam ettiğini kaydeden Çanakcı, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranının yüzde 25,9 olduğunu aktardı.

"Yeterli destek mekanizması geliştirilemedi"

İşsizlik sigortasından yararlanamayan kesime somut ve yeterli destek sağlanmadığını belirten Çanakcı, "İşini kaybedenlerin önemli bir bölümü işsizlik sigortası imkanlarından yararlanamayan ve geçimlerini sürdürmek için başka bir gelir ve güvenceye sahip olmayan çalışanlardan oluşmaktadır. Koronavirüs salgınına yönelik açıklanan paketlerde bu kesime yönelik somut ve yeterli hiçbir destek mekanizması geliştirilmemiştir" ifadelerine yer verdi.

"Sefalet ücreti denilebilecek düzeyde"

Yasaklarla işten çıkarmaların önüne geçilirken çalışanların normal dönemde elde ettiği gelirin çok altında bir gelirle yaşamak zorunda kaldığını kaydeden Çanakcı, sözlerini şöyle tamamladı: Kısa çalışma ödeneği alan çalışanlara nisan-temmuz döneminde ortalama olarak kişi başına aylık 1.547 lira, ücretsiz izne ayrılanlara ise net 1.168 lira ödeme yapılmıştır. Asgari ücretin 2.324 lira, Türk-İş tarafından açıklanan açlık sınırının 2.448, yoksulluk sınırının ise 7.973 lira olduğu bir ortamda bu tutarların insanlık onuruna yakışmayan sefalet ücreti denilebilecek düzeyde olduğu açıktır.