CHP
Giriş Tarihi : 16-06-2021 15:59   Güncelleme : 16-06-2021 15:59

CHP'li Engin Özkoç'tan Süleyman Soylu'ya sert mesaj: Hala o koltukta nasıl oturuyorsun?

CHP'li Engin Özkoç'tan Süleyman Soylu'ya sert mesaj: Hala o koltukta nasıl oturuyorsun?

CHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, bugün TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

Türkiye’de yaşanan haksız hukuksuzluklara karşı herkesin sesini çıkarması gerektiğini belirten Özkoç, “Bakın Avrupa'nın en büyük entegre tesisi olan, Türkiye Cumhuriyeti ordusuna ait olan Tank-Palet Fabrikası beş kuruş bedel ödenmeden Ethem Sancak denilen birisine ve kendisine orta kaldığı Katar ordusuna 25 yıllığına peşkeş çekildi. Türkiye'den tek bir ses çıkmadı, tek bir ses. Cumhuriyet Halk Partisi ilk günden beri bunu dile getiriyor. Ethem Sancak, "ben savunma sektörüne girmek istiyorum" dedi. Tayyip Erdoğan'a gittim, benim param yok dedim. Peki dedi. Ne yapabilirim? Katar emirini arayın dedi. Peki aradı Katar emirini. Katar Emiri, Katar ordusunu Ethem Sancak'ın BMC şirketine ortak etti. Daha sonra milli tankımızın prototipini yapan yerli firmanın elinden Altay tankı ihalesi bizzat alındı ve. Cumhurbaşkanı'nın da ifadesiyle ilk tank üretim tarihi 18 ay sonraya verildi. Altay Tankı ihalesinden bugüne kadar çıt yok” dedi.

“Ethem Sancak nerede?” sorusunu soran Özkoç, “Tank yok. Bugüne kadar yapılan bütün o aldığı ihaleler ve yaptığı işler yanına kâr kaldı. Ethem Sancak'ın ortağı, Tayyip Erdoğan'ın köylüsü Talip Öztürk de ortada yok. Devlet kaynaklarından aldıkları milyarlarca lira yanlarında, BMC'nin hisselerini bir firmaya devrettiler. Peki, devletin bu milyarlarca liralık parası, onlar ne olacak? Onlar Ethem Sancak'ın cebine kâr kaldı. Peki bir de BMC'yi, Tank-Palet'i 25 yıllığına aldıktan sonra değer artırımı olarak da belli bir noktaya getirdiği için, onu devrederken aldığı milyarlar? Onlar da Ethem Sancak'ın, Talip Öztürk'ün cebinde. Sadece onun cebinde mi, cebinde olan parayı birileriyle paylaşıyor mu? Onu Allah'a havale ediyorum. Ama hem Sakarya Milletvekili, hem de Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili olarak, benim ülkemin milyarlarca liralık kaynağına neden Ethem Sancak oturdu? Neden Talip Öztürk oturdu? Benim ülkemde açlık varken, yoksulluk varken, pandemi varken, esnaf sürünüyorken, çiftçi kan ağlıyorken, insanlar kendi hayatlarına son veriyorken, milyarlarca dolar Ethem Sancak'ın cebine neden girdi? Bunu soruyorum. Bunun peşini hem bu dünyada, hem öbür dünyada asla bırakmayacağım. Asla bırakmayacağım ama Türk ordusu için doğru olanı da söylüyorum: Eğer Türkiye'de bir tank üretilecekse, bunu yerli sermaye ile yapacaksınız. Yani sermayenin en büyük ortağı Türk ordusu olmalıdır. Bunu yapacak güç, bunu yapacak mühendis, bunu yapacak akıl, bunu yapacak birikim, Türkiye Cumhuriyeti'nde mevcuttur. Yalnızca irade, yalnızca çalmayan, memleketi için, ülkesi için bu işi yaptırtacak bir kişiye ihtiyaç vardır, bir yönetime ihtiyaç vardır. Bu yönetim AKP yönetimi, o yönetim değildir” dedi.

Eski Bakan Ruhsar Pekcan’la ilgili iddiaları dile getiren Özkoç, “Bakanınız, bakan olmadan önce Gümrük Müdürlüğü tarafından, "bu kadına dikkat edin, nüfusu olan kişilerin adlarını kullanarak usulsüzlük ve yolsuzluk yapabilir" diye uyarmış. Tam da Tayyip Erdoğan'ın aradığı bakan. Devlet demiş ki: "İşte böyle bir kadın var burada." Tayyip Erdoğan da almış onu bakan yapmış, Ticaret Bakanı yapmış. Neden? Kadının sicilinde var yolsuzluk, usulsüzlük; tam aradığı adam. Gelmiş oturmuş bakanlığa Ruhsar Pekcan, hemen kocasıyla beraber bir şirket kurmuş. Kurduğu şirket tam da işi götürebilecekleri bir şirket. Bir savaşta, bir de salgında vurgun vururlar bunlar. Şimdi bu salgında de lazım? Dezenfektan lazım. Bir dezenfektan şirketi kurmuşlar. Peki, ellerinde kalır mı mal? Kalmaz, neden? Adamın eşi Ticaret Bakanı, ortağı Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan. İhaleye açmışlar, ihaleyi en ucuz verene değil, en pahalı verene, kendi eşine, kendi ortağı olduğu şirkete vermiş; üstelik de diğerlerinden daha pahalı bir şekilde. İş ortaya çıktı. Peki, yahu bakkaldan bir kurşun kalem birisi alsa, hesabını mahkemeler sorar. Ruhsar Pekcan şu anda ne yapıyor? Kendisi ile ilgili açılmış tek bir dava var mı? Yok. Neden? Milletin şu manzara karşısındaki suskunluğu onları rahatlatıyor da onun için. Sivil toplum örgütlerinden hiç ses çıkmadığı için, sendikalardan hiç ses çıkmadığı için, sanatçılardan hiç ses çıkmadığı için... Bas bas bağıran Cumhuriyet Halk Partisi "yargılanması gerekir" diyen Cumhuriyet Halk Partisi ama Türkiye Cumhuriyeti'nin dinamiklerinden tek bir ses yok” dedi.

Süleyman Soylu’nun, “10 bin dolar rüşvet alan bir siyasetçi var" iddialarını dile getiren Özkoç, “Yahu Süleyman Soylu, sen Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanısın. Savcıların çağırmasına gerek yok. İçişleri Bakanı olarak emniyete emir vereceksin, mafyanın haraca bağladığı siyasetçinin dosyasını savcının önüne koyacaksın. Koyabildin mi? Koymuyorsun. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı bizim baskılarımızdan sonra "getir o kişinin adını" dedi, 20 günden beri getirip masanın üstüne koydun mu? Yok. Hâlâ o koltukta nasıl oturuyorsun? Türkiye Cumhuriyeti Devleti, seni İçişleri Bakanı olarak hâlâ o koltukta nasıl oturtuyor? Bütün kirli işlerde elin var, bütün kirli işlerde... Mafyayla ilgili elin var, uyuşturucuyla ilgili elin var, cinayetlerle ilgili elin var. Türkiye'de darbe kalkışması yapıp da giden insanlar elini kolunu sallayıp gittiler, hiçbir tanesini yakalayamadın. Türkiye'yi soyanlar elini kolunu sallayıp gitti, hiçbir şey yapmadın. Senin gücün millete yetiyor; soysuza, arsıza, hırsıza, mafyaya değil. Mafya seni rezil ediyor ama sen kendini daha fazla rezil ediyorsun ama Türkiye'ye "yetti artık" demiyor. "Yetti artık" demiyor” dedi.

“128 Milyar Dolar nerede?” sorusunu soran Özkoç, “Normal rutin şu: Merkez Bankası 128 milyar doları eğer döviz-faiz dengesini sağlamak için satıyorsa, bunu duyurur internet sitesinden. Bu para kime gittiği bilinir. Kime ne kadara satıldığı bilinir. Bugüne kadar yapılan bu uygulama yapıldı mı? Hayır. 128 milyar dolar nerede diyoruz, soruya cevap veren var mı? Hayır. Peki 128 kuruşa muhtaç ettiğiniz bu milletin, 128 milyar dolarını kendi yandaşlarınıza verdiniz. Yalan mı? İspat ediyorum; bu pandemi sürecinde Türkiye'de 84 bin kişi milyarder oldu. Çiftçi yoksullaştı, esnaf yoksullaştı, kamyoncu feryat ediyor, ev kadınları isyan ediyor. Bugün onların günü, onlar için de haykıracağız. İnsanlar intihar ediyor, 128 kuruşa muhtaçlar. Ne oldu? O para da uçup gitti? Naci Ağbal'ın göreve getirdin, 4 ay sonra görevden aldın. Görevden almadan bir gün önce Merkez Bankası dün rutin satışı 150 milyon TL'yken, bir günde 450 milyon TL satıldı. O para nereye gitti? İşte sarayın 2 yıl, 3 yıl, 4 yıl içerisinde zenginleştirdiği o bir avuç insana gitti. Ya Türkiye'de yaşayan insanlarımız? Onlar açlıkla, yoksullukla hâlâ mücadele ediyorlar. 2019 rakamları açıklandı, 700 bin kişi daha yoksulluk saflarına katılmış. Üstelik de pandemi den önceki yıl en zengin ve en yoksul arasındaki makas gittikçe büyümüş. 2020 yılı içeresinde tam 82 bin kişi milyarder olmuş” dedi.

AKP GRUP BAŞKANVEKİLİ MUHAMMED EMİN AKBAŞOĞLU'NUN "ZİRVENİN KAZANANI AKP İKTİDARI, TÜRKİYE AÇIKLAMASI 

Özkoç: “Benden önce AKP Grup Başkanvekili burada NATO Zirvesi ile ilgili, "zirvenin kazananı AKP iktidarıdır, Türkiye'dir" demiş. Arkadaşlar şimdi ben soruyorum, insanların gerçekten yüzünün kızarıyor olması lazım. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı gitmeden önce ne dedi? "Ermeni soykırımı meselesini orada soracağım" dedi. Geldiğinde ne dedi? "Allah'tan açmadı" dedi. "Biden hamdolsun ki açmadı" dedi. Peki, bu başarı mıdır? Bu utanç değil midir? Bu, Türkiye'nin haklı davasının Cumhurbaşkanı tarafından görmezden gelinmesinin açık ve net bir itirafı değil midir? Peki AKP Grup Başkanvekili bundan neden memnuniyet duymaktadır? Bunu bir başarı olarak neden görmektedir? Çünkü onların beklentisi Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları ile ilgili beklentiler değil. Onların beklentisi şu: Biden'a tam tevekkül eden bir cumhurbaşkanı, onun sözlerine içerde ve dışarda tam tevekkül eden bir cumhurbaşkanı, kendi geleceğiyle ilgili Biden'a hangi güvenceler verdi? Bunu bilen AKP iktidarı olduğu için, söz konusu olan Türkiye'nin çıkarları değil, kendi çıkarları olduğu için böyle bir memnuniyet duymaktadırlar. Ermeni soykırımı onların umurunda değil. S-400'lere verdiği para, Biden'dan bir açıklama duydunuz mu S-400'lerle ilgili ya da ne oldu? F-35 projesine dönecek miyiz? Milyarlarca dolar verdiğimiz uçak projesi orada heba oldu, ona dönebilecek miyiz? Hayır. Bir cevap var mı? Hayır yok. Suriye'deki sıkışmışlığımız ne oldu? Evlatlarımız şehit ediliyordu orada, peki bununla ilgili bir açıklama geldi mi NATO zirvesinden? "Biz orada Türkiye'nin çıkarlarını koruyacağız, terör örgütlerinin değil sizin yanınızdayız" dendi mi? Hayır, böyle bir şey yok. Peki niye memnun oluyorlar? Kazasız, belasız atlattık diye” dedi.

OĞUZHAN ASİLTÜRK'ÜN TWEETLERİ HAKKINDA

Özkoç, “Bizim için Oğuzhan Asiltürk'ün ne dediği değil, Temel Karamollaoğlu'nun ne dediği ve duruşu önemlidir. Sarayın suyunu içmiş insanların ne söylediğine biz bakmayız, diktatörlere karşı dimdik duran insanlarla kol kola yürümeye devam ederiz” dedi.