GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-12-2021 12:42   Güncelleme : 03-12-2021 12:42

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU CHP GRUP SÖZCÜSÜ ÜNAL ÇEVİKÖZ’ÜN AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ KARARINA İLİŞKİN AÇIKLAMASI

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU CHP GRUP SÖZCÜSÜ ÜNAL ÇEVİKÖZ’ÜN AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ KARARINA İLİŞKİN AÇIKLAMASI

Avrupa Konseyi (AK) Bakanlar Komitesi 2 Aralık 2021 tarihinde ülkemizin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Osman Kavala ile ilgili kararını uygulayıp uygulamadığının tespiti hususunu AİHM'e havale etme niyetini içeren bir bildirimde bulunmuştur. Söz konusu bildirim Türkiye'nin AK üyelik statüsünü olumsuz şekilde etkileyecek ve ülkemizin AK'den ihracına kadar varabilecek bir ihlal sürecinin başlangıcını oluşturmaktadır. Avrupa Konseyi'nin kurucu üyesi olan Türkiye'nin böyle bir süreç ile karşı karşıya bırakılması üzücüdür.

Bilindiği gibi, AİHM Osman Kavala'nın durumu ile ilgili olarak üç konuda insan hakları ihlali yapıldığı kararına varmıştı:

1.Tutuklamanın makul bir kuşkuya dayandığını gösteren somut veriler bulunmaması nedeniyle AİHS'nin 5/1(c) maddesi ihlal edilmiştir.

2.Tutuklamanın Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi'ndeki incelemesi uzun süre almış, süratli inceleme koşulu yerine getirilmemiş ve sözleşmenin 5/4 maddesi ihlal edilmiştir.

3.Bütün bu gelişmeler sözleşmede tarifi yapılan hak ve özgürlüklerin yazıldıkları amaç dışında başka bir amaçla uygulanmasını yasaklayan 18. maddenin ihlali sonucunu doğurmuştur.

Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden (AİHS) kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmesi ve AİHM'nin kararlarını uygulaması Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda da ifadesini bulan bir yükümlülüktür. Dolayısıyla, AK Bakanlar Komitesi'nin başlattığı sürecin Türkiye'de bağımsız yargıya müdahale anlamına geldiğini ileri sürmek hiç bir inandırıcılık yaratmamaktadır. Aksine, Türkiye'de yargının bağımsız olmadığı düşüncesinin daha da pekişmesine yol açmaktadır.

Türkiye'nin temel hak ve özgürlüklere saygılı, insan haklarına aykırı uygulamalarla karşılaşılmayan, gerçek yargı bağımsızlığına sahip sosyal bir hukuk devleti olması bu konularda üstlendiği sorumlulukları ve yükümlülükleri yerine getirmesi ile mümkün olacaktır. Ülkemizde yargı bağımsızlığının yeniden tesis edilmesi ve Türkiye'nin yeniden uluslararası toplum nezdinde itibar sahibi bir ülke haline gelmesi için gereken adımların ivedilikle atılmasını bekliyoruz