Oray Keleş Yanan Orman Değil Sensin

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri sikiş canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler

istanbul escort

Advert
adapazarı escort escort sakarya sakarya escort sakarya escort bayan

Tempobet. en guvenli ve hizli para yatirim cekim yapabileceginiz canli bahis platformu. Tempobet ile bir cok sekilde para yatirimi ve cekimi yapabilirsiniz.Tempobet ile kazanclarinizi hizli bir sekilde cekebilir ve bir cok yatirim bonusundan faydalanabilirsiniz. Tempobet, turkiye de bahis sitelerinin kapatilmasindan dolayi surekli url adresi degistirilmektedir. Sizlerde tempobet giriş adresi ariyorsaniz lajubets.net adresini takip edebilirsiniz.

Yanan Orman Değil Sensin
Oray Keleş

Yanan Orman Değil Sensin

Yanan Orman Değil Sensin

Bitkiler ile hayvanlar arasında müthiş bir ekolojik denge bulunur. Bitkiler hayvanlar, hayvanlar ise bitkiler sayesinde varlığını sürdürür. Malesef kapitalist sistemin yarattığı aşırı şehirleşme ve para kazanma arzusu bu dengeyi bozuyor. İnsan doğayı katlederek, hem diğer canlıların varlığına tecavüz ediyor hem de gelecekte kendi varlığını tehlikeye sokuyor.

İzmir'in son yeşil alanları geçtiğimiz 3 gün boyu cayır cayır yandı. Kişi başı yeşil alan miktarında Türkiye'de en kötü ortalamaya sahip olan ülkenin en büyük 3. kenti için bu yaşanan olay son derece vahimdi.

İzmir'in, özellikle AKP İktidarı'nın göreve gelmesinden beri aldığı göç katlayarak arttı. Şehirin nüfusu resmi olarak 4,6 milyona dayansa da yaz aylarında bu sayı gelen ziyaretçilerle birlikte kat be kat artmakta. İzmir havzasının doğal yapısı malesef bu denli büyük bir nüfusu kaldırmakta zorlanıyor.

İzmir, içinde deniz barındıran bir şehir olması, kültür ve yaşam şekli olarak da İstanbul'a rakip olmasından dolayı tarih boyu İstanbul ile kıyaslanmış ve aradaki neredeyse 3 kat nüfus farkından dolayı da bu rekabette geri kaldığı düşünülmüştür. Sanki adeta birileri İzmir'i bu rekabette İstanbul yapmaya çalışma arzusu içersinde.

İzmir'i İstanbul Yapmak Dev Bir Çevre Felaketi Olur

İstanbul'un içinden geçen denizin, yani boğazın ortlama derinliği 70 metre ve içersinde 3 tane kuvvetli su akıntısı barındırıyor. Bu da şehirin boğaza akıttığı kirliliği yok etmeye fayda sağlıyor. İzmir ise bu konuda İstanbul kadar şanslı değil. 19 yy'da İzmir Körfezi yok olmasın diye körfezi besleyen Gediz Nehri'nin ağzı kuzeye verilerek körfezin önemli bir su kaynağı zorunluluk sebebiyle yok edilmiş. Ortalama derinlik 7-8 metre civarı ki Mavişehir ve Çiğli açıklarında su derinliği 2 metreyi bulmuyor.  Körfez olmasından dolayı da denizin kendini yenilemesi için gerekli su akıntıları da oldukça yetersiz

Son yıllarda yapılan alt yapı çalışmaları da çevrenin kirlenmesine engel olamıyor. İzmir'in kuzeyinde bulunan Harmandalı Çöplüğü artık ihtiyaca karşılık verememesi ve yerleşim bölgesi içersinde kalmasından dolayı Yamanlar Dağı'nda doğanın içine yeni bir tesis kurulmak isteniyor.

İstanbul'un bir diğer avantajı da nem, yağış ve İzmir'e göre güneşli gün sayısının daha az olmasından dolayı orman yangını riski daha az, yeşil üretme maliyeti daha düşük. Bu yüzden dolayı İzmir asla İstanbullaştırılmamalıdır!  İstanbul bile 15 milyonu kaldırmakta zorlanırken İzmir'in bunun yarısını bile kaldıracak kapasitesi yoktur.

İzmir'in Ormanları Bilerek mi Yakıldı?

3 gün boyu şehri duman altına çeviren yangınların eş zamanlı olarak bir kaç farklı noktada çıkması, bugün Bakan Pakdemirli'nin açıklamalarından öğrendiğimize göre THK'nun yangın söndürme uçaklarının arızalı olduğu ileri sürülerek kullandırılmaması, ve akabinde sosyal medyada uçakların gayet sağlıklı olduğu ve geçen sene İsrail'de bir yangında sorunsuzca kullanıldığı bilgisi, yine sosyal medyada birilerinin ormana benzin döktüğüne dair görüntüler ve manidar şekilde bu yangınların bir çok muhalif görüşlü vatandaşın Kaz Dağlararı'nda doğayı yok eden maden şirketini protesto etmeye gitmesine denk gelmesi "acaba bu yeşil alanlar ileride imara açılsın diye bilerek mi yakıldı" sorusunu akla getirdi.

90'lı yıllarda Özer Çiller'in satın aldığı ormanlık arazilerin yakınından Kuzey Marmara Otoyolu geçmiş, otoyolun Çiller Ailesi'ne ait arazilereden çıkışı verilmiş ve imara açıldığını medyadan okuduk öğrendik. İzmir'de de bu yanan bölgelerdeki tapu işlemlerinin incelenmesi ile yangının kasıtlı mı kasıtsız mı çıktığı anlaşılabilinir.

Belediye Başkanı Tunç Soyer'i bu alanların asla imara açılmayacağını bildirmesi ve sanatçı Haluk Levent'in bu doğa tahribatına karşı başlattığı kampanya, İzmirliler için yaşadığı coğrafyayı hakkedip hakketmediği konusunda önemli bir sınav olacaktır.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
S-400’lerin ikinci batarya intikali tamamlandı
S-400’lerin ikinci batarya intikali tamamlandı
8 aylık bebeğin şehit babasına bakışları yürekleri dağladı
8 aylık bebeğin şehit babasına bakışları yürekleri dağladı