Bahadır Akçay Deprem Öldürmez İhanet Öldürür
Deprem Öldürmez İhanet Öldürür
Bahadır Akçay

Deprem Öldürmez İhanet Öldürür

Allah gecinden versin ama o deprem eninde sonunda İstanbul’u yıkacak. Tamamen beton rantına kurban giden İstanbul’da büyük deprem sonrası oluşacak manzarayı düşünmek bile istemiyorum. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Teknolojik yatırımlarını ve altyapılarını öve öve bitiremeyen GSM operatörleri bile 5.8’lik depremde çaresiz kaldılar.

“Allah affetsin, biz bu şehre ihanet ettik” sözü dünkü depremden sonra daha da anlam kazandı. İhaneti sadece mücahit müteahhitlere peşkeş çekilen deprem toplanma alanlarına indirgemek yanlış olur. İhaneti, 1999’dan beri toplanan deprem vergilerinin nereye kullanıldığında aramak lazım. Mesela Ensar Vakfı’na deprem vergilerimiz gitmiş midir? Sırf Bilal Erdoğan’ın gönlü olsun diye düzenlenen Etnospor festivaline sponsor olan devlet kurumları ve bankaları deprem vergilerinden buraya para aktarmış mıdır? Kentsel dönüşüm niye Avcılar’da değil de Bağdat Caddesi’nde yapılmaktadır? Acil durumlarla ilgili devlet kurumlarına liyakat esasına göre atama yapılmış mıdır?

Prof. Dr. Celal Şengör bir televizyon programında “Büyük İstanbul depremi, Türkiye’nin bağımsızlığını kaybetmesine yol açabilir” demişti. Durum bu kadar vahim iken gerekli önlemleri almayanları ve şehre ihanet edenleri Allah affeder mi?

Kaderci Anlayış ve Yüksek Kafalar

Ortadoğu Arap toplumlarına özgü kaderci anlayışa göre “Deprem Allah’ın ilahi bir uyarısıdır, engel olamayız, ecelimiz geldiyse ölürüz” tezini savunanlar da dün afalladı. “Deprem Allah’ın ilahi bir uyarısı ise neden sadece iki tane cami minaresi yıkıldı?” sorusu akıllarına takıldı. Mesela neden bir iki tane kilisenin ya da sinagogun tavanı çökmedi?

Yine bu yüksek kafaların, geçtiğimiz yıllarda Ege’de peş peşe meydana gelen depremleri alkole ve fuhuşa karşı ilahi bir uyarı olarak yorumlamalarını, dünkü İstanbul depremini CHP’ye oy veren İstanbul’un uyarılması olarak görmelerini yadırgamamak lazım. Ancak bu yüksek kafalardan bazıları aldıkları madde her neyse onun etkisiyle ara sıra bilimsel boyuta da geçiş yapıyor. Mesela Fatih Tezcan denilen yüksek kafa, kaderci anlayıştan bilimsel boyuta geçiş yaparak depremin Fetöcüler tarafından ABD’ye yaptırıldığını iddia etti.  

Depremi fay hatları dışında her şeye bağlayan bu zihniyetin hâkim olduğu yönetim anlayışı ile İstanbul’u bekleyen felaket sanıldığından da büyük!

Çare Japonlar! Çağıralım İstanbul’a ve İstanbul’un deprem yönetimini onlara devredelim. Ne derlerse yapalım ve Türkiye’nin bağımsızlığını bile tehlikeye düşürecek olan büyük İstanbul depreminin zararlarını en aza indirelim. Çünkü onların dini inancında yalan söylemek ve insanları kandırmak büyük günah…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı görevden alındı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı görevden alındı
Rusya sınırda devriyeye başladı!
Rusya sınırda devriyeye başladı!