Bahadır Akçay Dış Politikada Neden Yalnızız?
Dış Politikada Neden Yalnızız?
Bahadır Akçay

Dış Politikada Neden Yalnızız?

Ümmet de dahil olmak üzere pek çok ülke, terörle mücadele eden Türkiye’yi kınama yarışına girerken PKK-PYD terör örgütüne destek veren ülkelerin bu kadar artmış olması “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” felsefesiyle izah edilemeyecek kadar acı bir tablo ortaya çıkartıyor.

Son dönemlerde liyakat konusunda en çok eleştirilen kurum haline gelen Dışişleri Bakanlığı’nın büyükelçi atamalarında hangi kriterleri göz önünde bulundurduğunu az çok tahmin edebiliyoruz: “Parti üyesi mi? Namaz kılıyor mu? İlahiyat mezunu mu? Referansı sağlam mı?” Aslında Kur’an-ı Kerim ile dalga geçen birinin Prag’a büyükelçi atanması ile ilahiyat ve namaz kısmını kriterler arasından çıkardılar. Ancak parti üyeliği ve partiye sadakat ana kriterler arasında hala duruyor.

Diğer bakanlıklarda ve kurumlarda liyakate önem verilmemesi, eş-dost atamaları devletin işleyişine zarar verir ama İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıklarında liyakat esaslarını, kaideleri çiğnemek Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ve devletin bekasını tehlikeye düşürür.

Türkiye, binlerce yıllık devlet geleneği ve 3 kıtaya hükmetmiş devlet yapısıyla ne yazık ki bugün dünyada PKK-PYD terör örgütü kadar lobi faaliyeti yürütemiyor. Bunu sadece büyükelçi atamalarına bağlamak haksızlık olur. Yıllardır devletin en üst ve önemli kademelerinde görev verdiğimiz firari Fetöcüler de PKK-PYD’nin lobi faaliyetlerine destek oluyor.

Havuz medyasının yaydığı dünya lideri ve oyun kurucu Türkiye imajları belki Konya’da, Şanlıurfa’da, Bayburt’ta etkili oluyor ama Washington’da, Berlin’de, Moskova’da durumlar hiç de öyle değil. ABD ve Rusya’nın izniyle girdiğimiz Suriye’de, onların izin verdiği kadar kalıp onların izin verdiği kadar terör temizliği yapacağız. Bize çizdikleri hududun birkaç km ötesinde duran teröriste dokunamayacağız. Dokunursak ne olacağını Trump sosyal medya mesajlarıyla net bir biçimde bize duyurdu. Trump’ın hadsiz tehditlerine cevap bile veremedik. Hal böyle iken Ortadoğu’da oyun kurucu biziz masalını havuz medyasından pompalamaya devam etmek, bazı başarısızlıkları ve onların ardında yatan sebepleri örtmeye yöneliktir.

Dışişleri Bakanlığı bir an önce Türk dış politikasını parti politikası olmaktan öteye taşıyacak reformları hayata geçirmelidir. Ülkeyi yöneten siyasi parti değişse bile dış politika öngörüleri değişmemelidir. Siyasetten ve kişisel ihtiraslardan bağımsız davranılmalı, Türk devletinin çıkarları her şeyin üstünde tutulmalıdır. İçki içen bir diplomat, namaz kılan bir diplomattan daha liyakat sahibi ise, ülkemizi ve çıkarlarımızı daha iyi temsil edecek ise o görevlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki; Türk dış politikası sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarını değil Türk-İslam dünyasının da çıkarlarını temsil etmektedir. Bir monşer, Türk İslam aleminin çıkarlarını daha iyi koruyacaksa onu atamak günah olmaz; aksine işi ehline vermemek günahtır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tugay Komutanlığında patlamada: Yaralılar var
Tugay Komutanlığında patlamada: Yaralılar var
Cumhurbaşkanı Erdoğan Beyaz Saray’da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Beyaz Saray’da