Oray Keleş Evlilik Sektörü
Evlilik Sektörü
Oray Keleş

Evlilik Sektörü

Evlilik Sektörü

Bizim gibi ekonomistler, haber bültenlerine yansıyan her gelişmenin altında ekonomik bir gerekçe ararlar. Geçtiğimiz gün cumhurbaşkanının evlilik hakkında yaptığı eleştirilere de yine bu açıdan bakacağım.

Günümüz ekonomik modeli büyüme üzerine kurulmuştur. Büyüme, adeta bir bisikletin üstünde gitmek gibidir, bisiklet durursa, ekonomi de büyümez ise düşer.  Büyümeyi sağlayan en önemli unsur da tüketimdir. Halk, tüketmez ise ekonomi de büyümez. Ekonomiyi büyüten başka faktörler de vardır ancak ülkemizde uygulanan model tüketim üzerinedir. Bu yüzden kronik olarak dış kaynak ihtiyacı çekmekte ve toplam borçlarımızı arttırmaktayız.

Ak Parti iktidarı boyu dışarıdan gelen kaynak gayrimenkül sektöründe kullanıldı, bu alanda fiyatlar yükseldi, yükselen fiyatlar ile mütehaitlerin iştahı kabardı ve konut üretimi ihtiyacın üzerine çıktı.  Uzun bir dönem Türkiye dışarıdan gelen kaynağı inşaat alanında kullanarak büyümeyi sağladı. Sektörde deniz bitince ekonomi daralmaya başladı. Benim, cumhurbaşkanının sözlerinden çıkarttığım, evlilik teşvikiyle tüketimi arttırma hedefidir.

Evlilik denen mühessese, Türk kültüründe başlı başına dev bir sektör durumundadır. Kınası, nişanı, düğünü, takılar, ev eşyaları, binlerce liralık gelinlikler, kıyafetler, banka kredileri.....  Bir de bu evlilik meyve verirse, sağlık sektöründen, eğitime kadar sayısız tüketim kalemi daha ekleyiniz.

www.gundemtube.com

Boşanma da başlı başına bir sektör. Yıllarca süren çekişmeli boşanma davaları, nafaka pazarlıkları, hukuk bürolarına ödenen paralar, gayri menkul devirleri, ödenen harçlar, vergiler.... Yani uzun lafın kısası, her evlilik ekonomiye can demektir. Bir çiftin evliliğinden bahşiş teroristlerine kadar sayısız insan evine ekmek götürüyor.

Erdoğan, evlilik yaşının öne alınmasını tavsiye ederken yine benim anladığım; "gençler biran önce evlensinler ki biran önce boşanıp tekrar evlenmek için ömürlerinde zaman kalsın, bu harcamalar tekrar baştan yapılsın"

Ünlü sanatçı Yıldız Tilbe'nin bir twitini hatırlayalım. Diyor ki "her mutlu çift gördüğümde çok seviniyorum, çünkü birgün ayrılacaklar ve benim şarkılarımı dinleyecekler"

Dünyada en çok vergi toplama oranına sahip ülke olan Fransa'da boşanmak zenginleşme olarak görülüyor. Örneğin karı ve kocanın birer arabası olsun. Evlilik sürecinde elde edildi ise devlet bunu şahısların olarak değil, evli olan çiftlerin ortak malı olarak görüyor, boşanmada değerler hesaplanıyor ve deniyor ki, "siz boşanarak malları bölüştünüz ve zenginleştiniz, bunun vergisini bana ödeyeceksiniz"

Son 20 yılda internetin hayatımızın her alanına girmesi ile üretim şeklimiz değişti. Üretim şekli, bir toplumun kültürünü yaşam biçimini belirler. Erdoğan'nın tavsiye ettiği yaşam tarzı eskide kaldı. Herşeyi çok hızlı tüketmeye başladık ve doğal olarak ilişkileri de tüketiyoruz. Birbirini severek evlenen  iki kişi, sosyal medyanın da etkisiyle zamanla eşini bir diğeri ile kıyaslıyor. Sürekli daha iyi bir eş alternatifinin olduğu ile yaşıyor, bu da ev içindeki huzuru güveni zedeliyor.  Aile içinde kuralları devlet belirliyor. Art niyetli eş, bu kuralları suistimal edebiliyor. Hal böyle olunca da gençler evlenmekten korkuyorlar.

Gelişmiş batıda resmi evlilikler bu yüzden artık çok azaldı. Çiftler, hukuksal yaptırım altına girmeyi gereksiz buluyor ve evli gibi doğal bir şekilde yaşamayı tercih ediyorlar. Bir çok çocuğun ebevenleri resmi olarak evli değil.

Gençlerin milli gelirden aldıkları pay çok düşük

Bir söz vardır çoğunuz bilirsiniz. İnsan mutluluğu için gerekli 3 madde vardır. Sağlık, para ve zaman. Gençken sağlık ve zaman, orta yaştayken sağlık ve para, yaşlanınca da zaman ve para olur ve bu 3'ü hiçbir zaman bir araya gelmez..  Bir çok yaşlı insan biliyorum gelirini tüketemiyor, aldığı emekli aylıkları bankada birikiyor ama o kadar çok gencimiz var ki maddi imkansızlıklar içersinde kendilerini geleceğe hazırlayamıyorlar.

Gençlerin gelirleri mutlaka arttırılmalıdır. Gençlerin büyük bir kısmı anne ve babalarının imkanları ile yaşamakta, hayatlarının en güzel yıllarını gezip görerek, tüketip ufuklarını genişleterek geçirmek yerine işsizlikten ve umutsuzluktan bu güzel yıllarını boşa heba etmekteler.  Gençlerin varlıklı anne-babaları yok ise evlilik onlar için sonu düşünülmeden yapılan bir kahramanlıktan ibarettir.

Eğer tüketim arttırılacak ise gençlere kaynak yaratılsın. Tüketime doymuş genç, yaşı ilerlediğinde aç gözlü olmaz. Sevdiği işi yapar. Gelecekte ülkemizi daha erdemli dürüst, dünyayı tanıyan ufku açık insanlar yönetir.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Son Dakika... Malatya'da deprem
Son Dakika... Malatya'da deprem
Cumhurbaşkanı Erdoğan Malatya’da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Malatya’da