TÜRKİYE'DE KORONA VİRÜS SON VERİLERİ: SON YAPILAN TEST SAYISI 10 BİN 400   SON VAKA SAYISI 3 BİN 148   BUGÜN VEFAT EDEN KİŞİ SAYISI 75   BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 284   TOPLAM TEST SAYISI 202 BİN 845   TOPLAM VAKA SAYISI 30 BİN 217    TOPLAM VEFAT SAYISI 649   TOPLAM YOĞUN BAKIM HASTA SAYISI 1415   TOPLAM ENTÜBE OLAN HASTA SAYISI 966   TOPLAM İYİLEŞEN HASTA SAYISI 1326

Anıl Şehirlioğlu
Anıl Şehirlioğlu
Giriş Tarihi : 18-02-2020 11:38
Güncelleme : 18-02-2020 23:07

Her Çocuk Bir Mucizedir

FACEBOOK  INSTAGRAM YOUTUBE

Her çocuk doğuştan kendine has özellikler ve yeteneklerle birlikte doğar. Kişileri parmak izleri gibi birbirinden ayıranda tam olarak budur. Ve elbette her bireyin zayıf ve güçlü tarafları vardır, öğrenme biçimi farklıdır, yatkın olduğu alanlar değişiktir. Önemli olan çocukların ve gençlerin kendi yetenekleri ve öğrenme biçimlerine uygun alanlara teşvik edilmesi ve içlerindeki muhteşem potansiyelin açığa çıkarılmasıdır.

Ancak çoğu zaman çocuklarımız kendilerini eksik, yetersiz, güçsüz görme eğilimdedir. Buna sebep olan şey kendilerini tam anlamıyla tanımamak ve ne yazık ki farkında olmadan düşülen bazı tuzaklardır. Hem ailelerin çocuklarına hem de gençlerimizin kendilerine yapmamaları gereken temel şeyler kıyaslama, fazla beklenti, yargılama, yönlendirme ve suçlamadır. Bunlar içimizdeki gücün ortaya çıkmasına engel olan en önemli sabotörlerimizdir.

Kimi çocuk görseldir ve görerek öğrenir, kimi işitseldir duyarak öğrenir, kimisi de dokunsaldır , yazarak, çizerek ve deneyler yaparak öğrenir. Bunlar üç önemli öğrenme biçimidir. Ve kimimiz sağ beynimizi baskın kullanan ve daha duygusal, görseli kuvvetli, sezgiselizdir kimimiz ise sol beynimizi daha yetkin kullanır ve mantığa daha öncelik veren, analitik, düşünsel becerileri daha kuvvetli kişiler olabiliriz. Daha az sıklıkla da her ikisini kullanan kişiler vardır. Ancak bu farklılıklar kimseyi kimseden daha üstün ya da daha değerli yapmaz. Herkes kendi yolunda ilerleyerek dünyaya imzasını bırakır. Ancak aileler ve gençler bazen bu farklılıkları anlayamamakta ve diğer kişilerle, arkadaşlarıyla bazen kardeşleriyle kıyaslar yaparak çocuklarına ve kendilerine istemeden zarar vermektedirler. Her çocuk kendi şahsına münhasırdır. Kıyaslama yetersizlik duygusu ve kıskançlık oluşturur. Yargılama ise çocuğun kendi ruh halini ve düşünce yapısını anlamadan üretilen fikirlerdir. Bunu yine hem çocuk kendine yapar hem de aileler böyle davranıyor olabilir. Oysa çözülmesi gereken herhangi bir sorun varsa, bunun yolu önce yargısızca onun sebebini derin boyutta araştırmak, bulmak ve çözmektir. Bu da koşulsuz bir sevgiyle gerçekleşir. Her çocuk kendini koşulsuzca sevmelidir çünkü sevgi hiç şeye bağlı değildir. En temelde hepimizin uyanması gereken nokta da budur. Yapamadığınız şeyler için ya da bazen hatalı olduğunuz konularda lütfen sevgili gençler kendinizi suçlamak yerine durumu analiz edip, anlayın ve ders çıkarın. Kendinize her zaman şefkatle sarılın. Bizler deneyerek öğrenen, kimi zaman da hata yaparak doğruyu bulabilen canlılarız. Doğduğumuz anda yanımıza bir kullanma kılavuzu koymuyorlar ki ona uyarak hatasız yaşayalım. Kendinize izinli olun. Denemeye gönüllü olun.

Ve lütfen sevgili gençler kendi yetenekleriniz doğrultusunda hedefler belirleyin. Kendinizden aşırı beklenti içinde olmayın. Her halinizle zaten çok değerli ve özelsiniz. Bunun bilinciyle sadece kendi mutluluğunuz yönünde seçimler yaparsanız hayatın içinde kolaylıkla ilerlersiniz. Bazen aileler iyilikleri adına çocuklarımızı bazı mesleklere, bazı seçimlere yönlendiriyorlar. Elbette onları dinleyebilir, fikir alabilirsiniz ama karar verirken kendi iç sesinizi dinleyerek hareket ederseniz tüm ömrünüzü gerçek mutluluk ve başarı ile geçirirsiniz ve zaten temel başarı kişinin kendi olabilmesidir. Bunun için gerekli donanım her bireye zaten yaradılıştan verilmiştir. Hepimizin kendi ruhuna uygun oyun araçları vardır yaşam yolculuğunda. Kimsenin başkasının oyuncağına ihtiyacı yoktur. Yeter ki fark edin, sahip çıkın ve şükredin onlara. Bakın ne güzel oyunlar kuracaksınız, sonsuz ve sınırsız olasılıklarla.

En büyük tuzaklarımızdan biri de hayatı zor görmek ve başaracağımıza inanmamaktır. Oysa zoru zor yapan bizim ona bakış açımızdır. Olaylara, durumlara, kişilere özellikle de kendimize karşı olan negatif bakış açılarımızı fark edip değiştirdiğimizde, tüm dünyamız değişir. Denememişsin, çevrenden gelen negatif seslerden etkileniyorsan ve kendine kalıplar

koyuyorsan elbette zoru yaşarsın. Oysa kalbinle seçtiğin bir yolda, elinden gelenin en iyisini de yapmaya kararlıysan her şey senin için gayet kolay akacaktır. Lütfen kulaklarını “yapamazsın” diyenlere kapat öncelikle de bunu söyleyen kendi ego sesine karşı uyanık ol. Sen ne istersen, kendine neyi hedeflersen o yolda azimle yürüdükten sonra her engel ortadan kalkar. Yaşam şartlarından memnun olmaya bilirsin ama ister ve kendine inanırsan onları değiştirebilir, geleceğini şekillendirebilirsin. Başarmanın en önemli adımı kendine inanmaktır. Kendine inanan, gücünün farkına varır ve yeteneklerinin yolunda kolaylıkla ilerler. Engeller bazen senin gücünü görmene yarayan fırsatlardır. Güç dışarıda değil, senin kendi içindedir. Bunu fark edersen yaşam filmini nasıl çekmek istediğine kolaylıkla karar verebilirsin. Her çocuk bir mucizedir ve yanında mucizelerini getirir. Bunu gören, bilen kişi hayatını mucizeye çevirir. Lütfen bu dünyada senden bir tane daha olmadığını her zaman hatırla. Yaşamını seçilerek değil, seçerek, kendi gücünle yaşa...

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Koronavirüs'ün en fazla olduğu şehir İSTANBUL
E-Bülten Kayıt