DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Korcan Tansel
Korcan Tansel
Giriş Tarihi : 07-03-2020 04:02
Güncelleme : 07-03-2020 04:27

Yargı kararlarında Gazetecilik

AİHM’nin internet özgürlüğü konusunda verdiği kararlardan iki tanesi Türkiye’ye karşı yapılmış başvurular sonucunda çıkmış olduğunu biliyor muydunuz? 

İnternet olgusunun nispeten yeni olması, internete erişim hakkı ve erişim yasakları, internet ortamındaki yayınlardan dolayı sorumluluk gibi konulara ilişkin AİHM içtihadının görece sınırlı sayıda olması sonucunu doğurmakla birlikte bir perspektif oluşturacak kadar karar bulunmaktadır. Ancak ülkemizde alınan kapatma/kısıtlama/durdurma kararlarının bir örneğini dünyada bulamadım. 

Çeşitli üleklerde internet üzerinden yayın yapan sitelerle ilgili yerel ve ulusal mahkemeleri inceldim.

Size bir kaç örnek vereyim;

YIL 2005 - İNGİLTERE

Bir polis memurunun internette rastladığı bir sitede vücutları pislikle kaplı insanlar ve başkaca tiksinti verici görüntülerle karşılaşmış, bu sayfanın başka bir web sayfasının giriş sayfası olduğunu; devamının ise üyelik ücreti ödenerek ilerlenebileceğini görmüştür. Soruşturma sonucunda ulaşılan Bay Perrin, Müstehcen Yayınlar Kanunu’na aykırı yayın yapmakla itham edilmiş, konu Ekim 2000’de yargıya taşınmış ve Bay Perrin, 6 Kasım 2000’de 30 ay hapse mahkûm edilmiştir

İnternet sitesinde gösterilen materyalin tamamen ticari mahiyette olduğuna ve toplumu ilgilendiren konulardaki kamusal bir tartışmaya yahut sanatsal bir meziyete ilişkin olmadığına işaret eden AİHM, başvuruyu Sözleşme’nin 35. maddesi uyarınca kabul edilemez bulmuştur.

YER DANİMARKA 1994

Jersild/Danimarka davasına konu edilen olayda, bir televizyon program yapımcısı, 3 gençle Danimarka'daki göçmen ve etnik gruplar hakkında bir görüşme yapmıştır. Gençler bu arada “Irkçı olmak iyi bir şey. Biz Danimarka’nın Danimarkalılara ait olduğuna inanıyoruz. İnsanların köle sahibi olmasına izin verilmeli… Bir gorilin resmini çekin, sonra da bir zenciye bakın. Aynı şeyleri göreceksiniz… Zenciler insan değil hayvandır. Öteki yabancı işçiler de Türkler, Yugoslavlar ve adları ne olursa olsun diğerleri…” biçiminde ırkçı açıklamalarda bulunmuşlardır.

Şikayetler sonrası olayı inceleyen Mahkeme’ye göre, başvuran kendi düşüncelerini açıklamamış, televizyon muhabiri olarak başkalarının düşüncelerinin yayılmasına aracılık yapmıştır. Yani dava kapanmıştı. Ancak AİHM, sunucu başta olmak üzere yaptığı söyleşi sırasında kullandığı ifadeleri yaymaya yardım ettiği için cezalandırılması, kamuoyunun ilgisini çeken konuların tartışılması önünde ciddi bir engel oluşturacağından cezalandırılmıştır.

TÜRKİYE 1998

Türkiye’den yapılan bir başvurunun konusunu oluşturan olayda ise “Özgür Radyo” adıyla yayın yapan bir şirkete ait yayın kuruluşuna, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından 365 gün ceza verilmişti. Yerel mahkemede aradığını bulamayan Özgür Radyo AİHM'ye başvurdu.

AİHM, suça gerekçe gösterilen programların içeriği ve bu programların yayımlandığı sürece değinerek bunların herkesin merak ettiği, medyada geniş ölçüde tartışma yaratan konular olduğunu ve bu yayınların demokratik bir toplumda medyaya atfedilen "denetçi" rolüyle tamamen uygun düştüğünü belirtmiş Türkiye'yi 10. maddeyi ihlal etmekten 15.000 Euro tazminat ve 2.000 Euro yargılama masraflarını ödemeye mahkûm etmiştir.

Bu kadar örneği neden mi verdim? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi, ifade özgürlüğünü işaret etmektedir. AİHS’ni imzalaması ve AİHM’nin yargı yetkisini kabul etmesi sebebiyle Türkiye’nin de belirli kriterlere göre hareket etmesi zorunluluğu söz konusudur.

Şimdi size soruyorum? BASIN ülkemizde ne kadar özgür ?

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
COVID-FREE BELGELİ ÇARŞI CAFE HİZMETE GİRDİ
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Hükümetin Korona Virüs Salgını yönetimini nasıl buluyorsunuz?
E-Bülten Kayıt