Korcan Tansel Adnan Oktar ve kedicikler
Adnan Oktar ve kedicikler
Korcan Tansel

Adnan Oktar ve kedicikler

korcan@sakinca.com

1980'lerde ortaya çıkan Adnan Oktar, yıllar geçtikçe kendini tanıtmaya ve söz konusu grubunu kurmaya başlamıştı. 2000'li yıllarda ise grub artık suç örgütü yapısına gitmeye başlamıştı. Ve nitekim geçtiğimiz hafta düzenlenen operasyonla Adnan Oktar ve kedcikleri göz altına alındı. Türkiyede gündeme bomba gibi oturan bu operasyon, kamuoyu tarafından yakın bir şekilde takip edildi. Öyle ki televizyon kanallarının öğle bültenleri ve ana haber bültenlerinde ilk haber olarak önümüze servis edildi. Operasyondan görüntüler, fotoğraflar, müştekilerin itirafları gibi bir çok ek bilgiyi televizyondan ve sosyal medyadan takip ettik. Sosyal medya demişken, günlerce sosyal medyada zirvede kaldı Adnan Oktar operasyonu. Tüm sosyal platformalarda ortak soru şuydu "Develet bu operasyon için neden bu kadar bekledi" Tabi şu anda gizlilik kararı olduğu için resmi makamlardan bu konuda bir açıklama yapılmadı. Ama gün geçtikçe operasyonun iç yüzünü görüyor, süzüyor ve anlıyoruz.

Adnan Oktar'ın ilk gün sorguya götürülürken ekranlara gelen görüntüsüne dikkat etmişsinizdir. Kendinden emin, biraz alaycı ve hafızlara kazınan "İngiliz derin devleti'nin oyunu" cümlesi. Aradan günler geçtikçe Oktar'ın ruh halinin de değişime uğradığını gördük. Sağlık kontrolüne gelip giderken yüzünün düşmüş, ruhen ve bedenen yorgun, biraz da suçluluk duygusunu kabullenmiş olduğu bir görüntü çizdiğini gördük. Medyanın ve toplumun operasyona yakın bir şekilde ilgi göstermesi emniyet güçlerinin sorumluluğunu kat ve kat arttırdı.  

Adnan Oktar görkemli hayatı "kedicikler" diye hitap edilen kadınlarla ekranlarda boy göstermesi ile bir çok kişinin dikkatini çekmişti. Kendine ait internet televizyon kanalları, internet siteleri, televizyon kanalları üzerinden yaptığı yayınlar ile özellikle genç kısmın dikkatini çekiyordu. Adnan Oktar grubunun operasyon sonrası deşifre olan gayrimenkulleri, telvizyon kanalları, sutüdyoları, arabaları, lüks eşyaları gibi saymakla bitmeyecek maddi değerleri vardı. Peki Oktar bu paraları nereden ve nasıl buluyordu. Aylık geliri 1 milyon doları bulan para nasıl oluyor da kazanılıyordu. 
 

Örgüt Şeması

İfadeler alındıkça örgütün nasıl çalıştığı ortaya çıkıyor. Bugün medyaya sözde "Örgüt Şeması" olarak iddia edilen bir bilgi sızdı. O şemada kardeşler grubu, bacılar grubu, imamlar grubu, kız kardeşler grubu gibi gruplar var. Kardeşler grubu sadece erkeklerden oluşuyor. Kardeşler grubunun görevi kadınları tuzağa düşürüp bir şekilde örgüte kazandırmak. Bacılar grubu mali işlerden sorumlu oluyordu. Kız kardeşler grubu da bacılar grubunun bir altında yer alıyor. Bu da gösteriyor ki örgüt içinde bir hiyerarşi, alt rütbe üst rütbe durumu söz konusu. Adnan Oktar'ın medyaya düşen ses kaydı (buradan o ses kaydına ulaşabilirsiniz) da kardeşler gurubunun ne işe yaradığını açık bir şekilde gösteriyor. Grubun asıl hedefi zengin ailelerin tek çocuklarına musallat olmaktı. Bu çocuklar öyle bir kıskaca alınıyordu ki, tuzağa düşürmek için yıllarca plan program yapılıyordu.  

200 Aile Suç Duyurusunda bulundu

Operasyonun ardından 200 aile suç duyurusunda bulundu. Bu ailelerin büyük bir kısmı ilk kez suç duyurusunda bulundu. Çünkü aileler şantaj ve tehditlerden dolayı korktukları için bunu yapamıyorlardı. Yurt dışından da 5 ülkede ilgili konsolosluklar aracılığı ile aileler şikayetçi oluyor. Adnan Oktar grubu 31 suç unsurundan suçlanıyor. Bunların içinde siyasi ve askeri casusluktan rüşvete kadar bir çok suç var. Ancak toplumun damarı olan 2 konu var ki bunlardan biri çocuk istismarı diğeri de dini duyguların istismar edilmesi. Her geçen gün gelen şikayetler kapsamında Oktar'ın da suç dosyası kabarıyor. Gizli kameralar, şantajlar, grup sex, çocuk tacizi, dolandırıcılık... saymakla bitmeyecek kadar suç unsuru ile ifadesi alınıyor. 

Oktar'a ilk suçlaması değil

1999'da benzer bir operasyon yapılmış Adnan Oktar 9 ay kadar hapis yatmıştı. O dönem de pek çok mağdur vardı. Ancak her nedense davacı olanların büyük bir kısmı şikayetlerini geri çekmişti. Aralarında eski bakanlar, milletvetiklleri ve pek çok tanınmış isimler de bu şikayetleri geri çekenler arasındaydı. Dava zaman aşımına uğrayıp düşmüştü. Oktar da faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmişti.

Fatih Altaylı ve Cübbeli'ye teşekkür 

Yıllardır Adnan Oktar ile en çok uğraşan ve deşifre etmek isteyen Fatih Altaylı ve Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'ye bir teşekkür etmek gerekiyor. Bu iki isim her fırsatta mağdur ailelerin yanında oldu. Altaylı televizyonlardan sesleniyor, Mahmut Ünlü ise topluluğuna tehlikeyi anlatmaya çalışıyordu. Zaman zaman bazı yazarlar da bu konuda eleştirlerini ortaya koydu. Ancak bu konuda en net tavrı alan iki isim Altaylı ve Ünlü oldu. Bizler yine olay tamamen patladıktan sonra gerçekleri daha iyi süzmeye başladık.

Bundan sonrası ne olacak göreceğiz. İfadeler, mahkemeler, iddanameler sürer gider. Buradan şu dersi iyi çıkarmak lazım; bir şeyi yapmadan önce gerçekten çok iyi düşünmeli ve ona göre hareket etmeliyiz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bursa Valiliğinden kayıp dağcılarla ilgili ‘baton’ açıklaması
Bursa Valiliğinden kayıp dağcılarla ilgili ‘baton’ açıklaması
AİHM’den Osman Kavala kararı
AİHM’den Osman Kavala kararı